14 Ekim 2010 Perşembe

TSISKVILI - TİFLİS


Geçtiğimiz hafta 3 günlüğüne Gürcistan’a gittik. Burada gördüğüm misafirperverlik ve içtiğim şaraplar benim için unutulmazdı, Türk insanına bu kadar sıcaklık gösteren başka bir yer daha önce görmemiştim. İşte Gürcistan seyahatinde gittiğimiz yerlerin en iyisi değirmen anlamına gelen Tsiskvili. Daha çok yere gittik ama genel olarak yenen yemekler aynıydı ve en iyi örnekler buradaydı.

İçerisi Türkiye’de pek alışık olmadığımız tarzda, rustik doğru kelime sanırım, döşenmiş ve tamamen ahşap yer ve tavan aksamları ambiyansı tamamlıyor. Zaten sürekli içmeye hazır Tiflis günlerinde her an “Hancıııı bize şaraaap kurta da eeet” diye bağırasınız geliyor.

Tsiskvili’de ortada bizdeki ocakbaşılar gibi bir ocak yanıyor ve burada etler pişiriliyor. Tavuk , balık, kuzu, dana ve domuz etlerinin her çeşidi var. Gürcü kardeşlerimizde yeme içme oldukça kuvvetli , 3 günlük gezide aldığım 3 kilodan çıkan sonuç budur.

Sofraya her zaman önce mezeler geliyor. Çeşit çeşit peynir, salata ve ara sıcak olarak haçapuri. Haçapuri, ki yazılışı böyle değildir muhtemelen, Karadeniz pidesi benzeri peynirli yumurtalı ve bol tereyağlı bir pide ki yemelere doyamazsınız. Bu yemeğin aynısı Türkiye'deki Gürcüler tarafından da yapılıyormuş, yemek kısmet olmadı.



Bir de Gürcü mantısı diyebileceğimiz Khinkali var ki yemeden ölmeyin. Bunun da aynısı aynı isimle, yani hinkali olarak Türkiye'deki Gürcüler tarafından yapılıyormuş. Mantıdan oldukça büyük ve içerisinde inanılmaz lezzetli ve sulu bir kıyma var, önce suyunu içip ardında hamurla kıymayı mideye indiriyorsunuz. Yazarken Gürcistan'ı özledim o derecede.



Ardından ortaya yanarlı dönerli bir ocak geliyor, üzerinde domuz sosisleri ve domuz etleriyle döşeli, önce Müslümanlar olarak yememe eğilimideydik sonra Tanrım affet diyerek tadına baktık, çok methedip iyice günaha girmenin anlamı yok, isteyen denesin.

Ardından başta anlattığım karışık ızgara paketi geliyor. Burada sadece kuzuyu denedim, et çok güzel ama bizim kebaplar gibi birşey değil, daha yalın bir lezzet.
Bütün bunların yanında ise baş aktör muhteşem Gürcü şarapları. Dönerken yanımızda da şişe şişe getirdik. Türkiye’de 25-30 lira verip içtiğimiz şaraplardan çok daha iyisini 12 Lari yani yaklaşık 10 liraya alıyorsunuz.

Gürcistan bizden vize istemiyor hatta Batum için pasaport bile istemiyor. Havaalanında saçma sapan hareketlerle karşılaşmıyorsunuz , Tiflis birkaç günlüğüne gezilesi biryer. Henüz herşeyin çok başındalar ama olsun güleryüzleri yeter.


Afiyet Olsun. EAT RESPONSIBLY.

Hiç yorum yok: