urla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
urla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2012 Perşembe

İBRAHİM USTA’NIN YERİ – URLA


1 Yıllık bir teknoloji özründen sonra dağlar gibi biriken lezzet yazılarımla geri dönüyorum. Yazısı hazır o kadar çok yer var ki nereden başlayacağımı bilemiyorum. Ama en iyi dönerciler listemde en üstte bulunan Urla’daki İbrahim Usta’yı Urla’yı korkunç özlemiş olmam bakımından da yazmayı tercih ediyorum.

Urla merkezde otobandan meydana gidilen yolda sağda bir dönerci büfesidir İbrahim Usta. Şimdilerde bizim daha çok tercih ettiğimiz 2.şubesini ise Urla AVM içinde açtı, esasında eski büfe daha sevimli ama araba park yeri yüzünden yeni yere gidiyoruz. Aşağıdaki fotoğraf ise ilk şube. 1991 öncesi ise el tezgahında satıyormuş İbrahim Usta.


Dönerini özel yapan Urla’nın meşhur eti, kömürde pişmesi ve ustanın eli. Geçtiğimiz hafta Kastamonu’da Milor’dan 5 yıldız alan dönercide döner yedik, o da güzeldive onu da yazacağım ama İbrahim Usta’nın döneri hakikaten enfes ve bir adım önde. Öyle ki ben asla iskender yemiyorum, üzerine çok az kızdırılmış tereyağı ile sade döner tercih ediyorum. Mis gibi kömür kokusu ile enfes döner muhteşem oluyor. Sanırım dönercilerin tadını bozmaması için şubeleşmemesi ya da en azından şube sayısına dikkat etmeleri gerekiyor.

İbrahim Usta’da dönerin porsiyonu 11 lira, köfte 9 lira ki onu da bir tadın derim. Pide, lahmacun, diğer ızgaralar ve kiremitte köfte de mevcut. Afiyet Olsun. (İbrahim Usta'nın Yeri : 0232 754 44 33)

13 Eylül 2010 Pazartesi

BEĞENDİK ABİ - URLA


Bayram tatilini yıllık izinle birleştirip Urladaki yazlığımıza gittik. Tatil biraz uzun olunca Çeşme’den farklı yerlere gitme şansı da yakaladık. Rotamızın içinde Urla’nın merkezindeki Malgaca Çarşısı da kısa süreliğine yer aldı , bu arada Beğendik Abi isimli enfes bir esnaf lokantası keşfettik.

Beğendik Abi benim gibi Ege yemeklerine düşkün bir adam için adeta bir cennet. Her türlü Ege yemeklerini , otlarını ve bunlar dışında beğendi gibi elbasan gibi geleneksel yemekleri yapıyorlar.

Mutfağın başında Handan Hanım bulunuyor. Kendisine aile fertleri yardımcı oluyor. Çok sempatik , konuşkan ve güleryüzlü bir aile. Yemeğe başlamadan sıcak bir karşılama ile artı puanları topluyorlar. Gözünü sevdiğim memleketim ...

Ben gittiğimde çalkama isimli ot kavurmasını yedim , gittiğinizde başka yemek bile yeseniz mutlaka isteyin. Mevsimin taze otu ne ise , ısırgan – arapsaçı – turpotu , karıştırarak kavuruyorlar ki enfes bir lezzet. Hem de çok hafif. Bir de yaprak sarmaları var ki küçük parmaktan küçük o derecede.



Bunun dışında özel sipariş ile hazırlanan Urla güveci yapılıyormuş ki yiyenler öve öve bitirememiş. Ben yemedim o nedenle yiyenlerin yalancısıyım. Yolunuz düşerse akşam için sipariş edebilirsiniz.

Tatlılarda da iddialı Handan Hanım. Biz rahmetli babaannemin spesiyali olan Girit Böreği’ni denedik , babaanneminkine yaklaşmasa da enfesti. Çok ince baklavalık hamurun arasına tatlı lor döşeniyor ve üzerine şerbeti dökülüyor. Oldukça hafif ve çok lezzetli bir tatlı. Bizim tarife göre içinde daha da hafif olsun diye nane oluyormuş.

Urla’ya yolu düşenlere mutlaka ama mutlaka öneriyorum. Malgaca Çarşısı içerisinde kime sorsanız gösterir bir yerde bulunuyor. Fiyatlar çok ama çok makul. Adambaşı ortalama 15 liraya tatlınızla beraber yemeğinizi yersiniz.

Afiyet Olsun. EAT RESPONSIBLY .

14 Haziran 2010 Pazartesi

ATA BALIK ÇEŞMEALTI

İzmir’de sevdiğim balıkçıları yazmaya kalkarsam blog tamamen İzmir balıkçılarından oluşacak diye korkuyorum. İzmir’e ziyarete gittikçe “hah burayı yazmadım , aman untumayalım” dediğim sürü sepet balıkçı var ve yazdıklarımın en kötüsü İstanbul’daki en iyi balıkçılarla boy ölçüşür. En azından çiftlik balığını deniz diye yutturmaya kalkmazlar.

Ata Çeşmealtında birkaç sene önce açıldı ancak Çeşmealtı’nın ilk göz ağrısı Kaptanoğlu olduğu için ben pek rağbet etmemiştim. Kaptan bu sene ne yazık ki vefat etmiş , mekanı da kapanmış. Orhan Abi'nin ortaya salataları , rakıya buz lazım mı soruları mazide kalmış. Geçen hafta Çeşmealtı’na yazlığa gidince babam Ata’da bir balık yiyelim , orası da çok güzel dedi ve Ata Balık ile olan mesafeli ilişkimiz dostluğa dönüştü.

Babamın tavsiyesi üzerine trança yedik ; trança dedimse deniz canavarı büyüklüğünde balıktan 4 koca parça filetoyu ızgarada pişirmişler önümüze hayvanın belli bölümlerini getirebildiler. Çeşmealtında geçen çocukluğum boyunca her denize açıldığımda yakaladığım en iri balık bir parmak boyundaki ısparoz piçi olan ben böyle büyük balıkların nasıl yakalandığını hep merak etmişmidir.

Neyse balık hakikaten enfes ; suyu hiç kaçmadan ve kalınlığına rağmen çiğ kalmadan pişirilmiş , öyle unla munla da mundar edilmemiş .

Mezelere gelince on numara ; radika , acı biber kızartması , fava, köz patlıcan , midye dolma denendi ve çok beğenildi. Kullandıkları zeytinyağı balık lokantasına yakışır şekilde kaliteli ve lezzetli.

Bir de ızgara ahtapot yapıyorlar ki İzmir’de pek bulamayacağınız bir lezzet. Bodrum Yalıkavak’ta kralını yemiştik ama Ata’da yediğimiz ızgara ahtapot da gerçekten enfesti. Ahtapotu yumuşatma konusunda epey yol kat etmişler.

Biz bu yemeğin üstüne tatlı yemedik , Çeşmealtı’na gidenler tatlı olarak hemen ilerideki Gelato’dan dondurma alabilir. Ya da Ata’nın tatlılarını deneyebilir , biz balığın üstüne kahvemizi içip kalktık.

Yolu Urla Çeşmealtı’na düşenlere tavsiye ettiğim güzel bir balıkçı. Fiyatları oldukça makul , içkisiz olarak adambaşı 35 - 40 liraya trança gibi fangri gibi baba bir balık ile ziyafet çekebilirsiniz. İçki içenlerin içme performansına göre durum değişir.

Afiyet olsun. EAT RESPONSIBLY.