londra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
londra etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2010 Perşembe

HARRODS

Başlığı görenlerin Londra’da lüks giyim markaları ile özdeşleşen bu alış veriş merkezinin bu blogda neden yer aldığını merak ettiğini biliyorum , ancak Harrods’ın yiyecek bölümü hayatımda gördüğüm en büyük şarküterilerden biriydi.

Harrods Londra’nın kalbinde çok katlı bir alış veriş efsanesi. İçeride aklınıza gelebilecek her ürün ve marka bulunuyor. Gözlerinizi yuvalarından çıkaracak fiyatlara satılan mücevherden 3 Pound vererek alabileceğiniz hediyeliklere kadar herşey var.

En alt katta da food hall bulunuyor ki özellikle şarküteri kısmı insanın iştahının tavana vurmasını sağlıyor. Akla gelen her mutfağa ait lezzetler bu şarküteride bulunuyor ; İspanya’dan tapas , Fransız başta olmak üzere çeşit çeşit peynirler , İtalyan domuz pastırmaları ve sucukları , suşiler , istridye ve midyeler , noodle çeşitleri , Yunan mezeleri , balıklar , Ayvalık yağına yaklaşamasa da dünyaca ünlü extra virgin zeytinyağları aklıma gelen yemek çeşitleri arasında ki bu saydıklarım sadece şarküteri kısmına ait , bunun dışında tatlı kısmı da var.

Harrods’da bizi en çok gururlandıran kısım ise tatlı bölümünde oldu. Dünyanın en ünlü marka çikolata ve şekerlemelerinin olduğu bölümde en büyük kısımlardan biri Turkish Delight olarak düzenlenmişti ve Divan’a ait birbirinden şık lokum kutuları bu bölümün hakkını veriyordu. Başlığın fotoğrafını bu nedenle lokumla yaptım.

Beni en çok üzen ise Türkiye’de üretilen zeytin , zeytinyağı , peynir , şarap gibi ürünlerin yurtdışında satılamaması. Yunan Feta peynirine on basacak Ezine peynirimiz , enfes Ayvalık zeytinyağlarımız ve zeytinlerimiz , üst düzey olmasa da belli bir kaliteyi artık yakalayan şaraplarımız neden ihraç edilemiyor? Market raflarında lokum gibi bu ürünleri de görmek için çok çalışmamız ve iyi tanıtım yapmamız gerekiyor zira mutfak kültürü günümüzde en fazla marka değeri yaratan tanıtım araçlarının başında geliyor ve büyük ekonomik değer yaratıyor.

Yolu Londra’ya düşenlere Harrods’a bir uğramalarını öneririm.

Afiyet Olsun. EAT RESPONSIBLY.

25 Mayıs 2010 Salı

HARE & TORTOISE

Önceki yazımda noodle konusuna değineceğimi söylemiştim , işte size Londra’da kaçırmamanız gereken bir lezzet merkezi...

Hare & Tortoise kaldığımız otelin tam karşısında Kensington High Street üzerinde yaklaşık 10 masalık sushinoodle bar dedikleri türden bir mekan. Akşamları içerisi her an çok kalabalık ve servis çok hızlı. Oturur oturmaz elinize bir menü tutuşturuluyor ve 2 dakika içinde sipariş olayı bitmiş , içecekler gelmiş oluyor. Gecikirseniz asabi garson bayanların hışmına uğrayabilirsiniz zira servis ne kadar hızlı ise o kadar da suratsız ve sinirli.

Elbette ki Uzak Doğu mutfağına uzak bizler için seçim yapmak zordu ancak birkaç seçimden sonra damak tadımızı anladık ve noodle yemeklerinde karar kıldık. Uzak Doğu mutfağını sevenler için her türlü çeşitleri olduğunu belirtmek gerek ; sushi , rice , sashimi , noodles diye uzayıp giden bir listeleri var.

Biz tüm tatilimiz boyunca 3-4 kez ziyaret ettiğimiz restoranda rice , sushi ve noodle denedik, sake içtik , özel green tealerini denedik ve önerecek kadar beğendiğim yemekleri noodle oldu. Sade sevenler için chicken chow mein denen fazla sos içermeyen tavuklu noodle , daha karışık olsun soya sosuna bulansın iliklerime kadar Uzak Doğu’yu hissedeyim diyenlere chicken chilli & amp black beans önerilir. Yemekler olması gerektiği gibi sıcak sıcak servis ediliyor ve gerçekten çok lezzetli. İçinde hafif çiğ bırakılmış sebzeler , soya soslarının kalitesi ve müthiş güzel pişirilmiş tavuk parçaları ile her iki çeşit de enfes.

Bizim çok tutmadığımız ancak herkesin bayıla bayıla yediği pilav üstü ördeklerini de anlatmak gerek. Pilav dediysem bildiğimiz haşlanmış pirinç , üstüne de sosa bulanmış kızarmış ördek koyup getiriyorlar. En çok sipariş edilen yemeklerden olduğu için ben de bir akşam denedim ancak benim damak tadıma hiç uymadı , aynı akşam sushi de denedim ancak o konuya hiç girmiyorum bile. Sake ise bizim köpek öldüren cinsi şaraplarımıza benzeyen Japon pirinç şarabı , denemek size kalmış.

Mekanın en güzel tarafı hızlı servisi ve fiyatları . 5 – 6 pounda 2 kişiyi doyuracak büyüklükte kaselerde yemekler geliyor. 15 poundun altına 2 kişi tıka basa doyup kalkabiliyorsunuz. Olur da yolunuz düşerse girin ucuza çok lezzetli noodle deneyin , diğer çeşitlerine karışmam.

Afiyet Olsun. EAT RESPONSIBLY